20 Mayıs 2013 Pazartesi

Aşk Tanrıçası'nın Yemek Okulu / Melissa Senate

 
 
 
 
Herkese merhaba :))
 
Romantik komedi tadında çerez niyetine okuduğum bir kitap sıcacık bir hikayesi var. Yemek yaparken dilek dilemek ve dileklerin gerçekleşmesi. Kulağa ne kadar hoş geliyor dimi? İşin sırrı İtalyan yemeklerinde mi bilemiyorum. Okuduğum bu sıcak romanı size de tavsiye ediyorum. Arka kapak yazısı her şeyi anlatıyor.
Keyifli okumalar!
 
Arka Kapak
 
Bir tutam hüzünlü hatıra, bir tutam tutkulu dilek ve ortaya çıkan muhteşem lezzet...
 
 Holly,aşk ve iş hayatında sorunlardan kaçmak için bir sığınak gibi gördüğü Mavi Yengeç Adası'ndaki Aşk Tanrıçası'nın Yemek Okulu'nu işleten büyükannesinin yanına döner. Kısa süre sonra çok sevdiği büyükannesinin ölümüyle ona sunulan yeni hayata sımsıkı sarılır. Fal bakma yeteneği ve muhteşem yemekleriyle adada oldukça ün yapmış büyükannesinin bu mirası, Holly'nin tutunacağı güçlü bir dal gibidir. Bu görev aynı zamanda büyük bir sorumluluğu da beraberinde getirir; ada halkına dağıtıp yaşam gücü veren Aşk Tanrıçası'nın Yemek Okulu'nu ayakta tutmak zorundadır. Bu konuda yeteri kadar tecrübesi olmayan Holly'nin elinde ona yol gösterecek iki şey vardır; büyükannesinin dilek ve hatıralarla yarattığı, muhteşem yemeklerle dolu tarif defteri ile masalsı bir geçmişe ışık tutan günlüğü...
 
 


19 Mayıs 2013 Pazar

Zülfü Livaneli / Kardeşimin Hikayesi

 
 
 Herkese merhaba :))
 
Yazılmazı gereken bi kaç kitap daha varken Kardeşimin Hikayesini hemen yazmak istedim onu da hemen yazamadım üstüne iki kitap bitirdim şimdi yazıyorum.
 
Konusuyla kurgusuyla çok çabuk içine alan iki günde bitirdiğim kitap olarak yazdım bir kenara. Livaneli söz konusuyken küçümsemek olmaz. Ahh! son sayfalarda olanlar ağzım açık kaldı ve neler oluyor böyle dedim. İkiz kardeşlerin, hikayesini seveceğinizi düşünüyorum bu kadar ip ucu vermem yeter, sanki anlatırsam çorap söküğü gibi geliverecek.  
 
 
Aşk, bir uçurumun kıyısında gözü bağlı yürümektir.

12 Mayıs 2013 Pazar

Lizbon'a Gece Treni / Pascal Mercıer

 
 
Herkese Merhaba :)
 
 
Arka arkaya post girdim vakit bulmuşken, hastane günlerinde bitirdiğim kitaplardan biri sakin kafayla okunması gerekiyor onu söylemek isterim. Felsefe ve psikolojik kitapları severim çok ağır gitmediği sürece ben bu kitap için şunu söylerim ki hızlı ilerliyor konusu da içine çekiyor. Okumaya doydum desem daha doğru olur oldukça doyurucu Lizbon'a Gece Treni benim gibi düşünüyorsanız bir şans verin derim.
 
Keyifli okumalar ...

Anneler Gününüz Kutlu Olsun!

 
 
Herkese Merhaba :))
 
Zor günler atlattık annecim ameliyat oldu. Herkesçe kolay bilenen ama bize gelince zorlu olan. Neyse ki o günler geri de kaldı kalacak biz hep yanyana olucaz.
Biz öncelikle iki arkadaş, sırdaş, sonra anne kız gibiyiz ben onsuz o bensiz bir şey yapamaz. Hastane de sadece beni istedi çok yorulmama rağmen hiç bir zaman hayır diyemedim gelip geçici yorgunluklar uykusuzlar ne de olsa. Allah başımızdan eksik etmesin. Annelerimizin, ailemizin kıymetini bilelim ilk yardımımıza koşan onlarken.
 
İyi ki yanımdasın balım, annecim her şeyim Seni Çok Seviyorum....

16 Nisan 2013 Salı

Ece Temelkuran / Düğümlere Üfleyen Kadınlar

 
 
Herkese Merhaba :)
 
Bir solukta okuduğum kitabı bir soluk blog'a yazamadım. Etkisinden de kurtulamadım. Kitabın ismi o kadar çarpıcı ki ne demek istediğini okuyunca çok iyi anlıyorsunuz. Sizi alıyor başka bir coğrafyaya taşıyor, çölün ortasına! beraber yolculuk yapıyorsunuz.  
 
Evet hem güldürdü hem de boğazınız da düğümler bıraktı. Bu dört kadını çok sevdim onların hikayeleri bir başkaydı. Kadın eli değmiş dedikleri bu olsa gerek. Bu el yüreğinize de öyle değiyor..
 
 
 
 
 


7 Nisan 2013 Pazar

Kadir Aydemir / Sonsuz Unutuş

 


Herkese Merhaba :))

Yitik Ülke Yayınları ve Kadir Aydemir'e buradan teşekkür ederim. Sonsuz Unutuş'u bana imzalı gönderdiği için kendimi çok şanslı hissettim. Twitter'da amacıma ulaşıyorum. Yazarlar, yayın evleri, kitap sever arkadaşlarımı iyi ki tanımışım.

Kısa kısa öykülere doymak istiyor musunuz? Doyamadım bu kitaba Kadir Aydemir'in daha çok yazmasını istiyorum. Öykü okumayı seviyorum.  Belki yazarımızın etkisi büyüktür. Öykü okumak bir başka keyif verir. Altı çizilecek o kadar çok cümle var ki ben bile şaşırdım.

Şu can sıkıcı günlerde bana arkadaş oldu Sonsuz Unutuş...

Arka Kapak

''Sonsuz Unutuş'', kurulduğu 2000 yılından beri binlerce okura sesini duyuran Yitik Ülk'nin yaratıcısı Kadir Aydemir'in ''Aşksız Gölgeler'' adlı kitabından sonra yayımlananikinci öykü kitabı... Rüyayla gerçeğin, uykuyla uyanışın, yalnızlıkla aşkın birbirine karıştığı büyülü, fantastik kısa öyküler... Şiirin gücüyle kaleme alınmış düşsel yolculuklar, kaçış ve karşılamalar... Edebiyatı özleyenler için bir bilet, sadece gidiş...

Bir çiçek gibi hissediyorum kendimi. Kopmuş yeşil bir çiçek. Düştüğüm yerde kök salabilirim belki ama daha asla açmayacağım. Bunu biliyorum. Birazdan bavulumu sessizce toplayıp parmak uçlarımda yürüyerek odanın ağır kapısını çekeceğim. Ya da burada, bu sıcak  yorgan altında onun zehriyle biraz daha kıvranabilirim. Her öpüşünde biraz daha akıttı o zehri içime. Her sözcüğüyle ben adeta o heykelle yer değiştirdim. O, kendisine sunulan özgürlüğü doyasıya yaşıyor her bedende, her gülüşte. Ben... neden toparlayamıyorum bilmiyorum... Çelişkiler... Korkular... Bir erkek ne kadar çaresiz duruma düşebiliyormuş meğer. Aşk bunu yapıyor.