16 Nisan 2013 Salı

Ece Temelkuran / Düğümlere Üfleyen Kadınlar

 
 
Herkese Merhaba :)
 
Bir solukta okuduğum kitabı bir soluk blog'a yazamadım. Etkisinden de kurtulamadım. Kitabın ismi o kadar çarpıcı ki ne demek istediğini okuyunca çok iyi anlıyorsunuz. Sizi alıyor başka bir coğrafyaya taşıyor, çölün ortasına! beraber yolculuk yapıyorsunuz.  
 
Evet hem güldürdü hem de boğazınız da düğümler bıraktı. Bu dört kadını çok sevdim onların hikayeleri bir başkaydı. Kadın eli değmiş dedikleri bu olsa gerek. Bu el yüreğinize de öyle değiyor..
 
 
 
 
 


7 Nisan 2013 Pazar

Kadir Aydemir / Sonsuz Unutuş

 


Herkese Merhaba :))

Yitik Ülke Yayınları ve Kadir Aydemir'e buradan teşekkür ederim. Sonsuz Unutuş'u bana imzalı gönderdiği için kendimi çok şanslı hissettim. Twitter'da amacıma ulaşıyorum. Yazarlar, yayın evleri, kitap sever arkadaşlarımı iyi ki tanımışım.

Kısa kısa öykülere doymak istiyor musunuz? Doyamadım bu kitaba Kadir Aydemir'in daha çok yazmasını istiyorum. Öykü okumayı seviyorum.  Belki yazarımızın etkisi büyüktür. Öykü okumak bir başka keyif verir. Altı çizilecek o kadar çok cümle var ki ben bile şaşırdım.

Şu can sıkıcı günlerde bana arkadaş oldu Sonsuz Unutuş...

Arka Kapak

''Sonsuz Unutuş'', kurulduğu 2000 yılından beri binlerce okura sesini duyuran Yitik Ülk'nin yaratıcısı Kadir Aydemir'in ''Aşksız Gölgeler'' adlı kitabından sonra yayımlananikinci öykü kitabı... Rüyayla gerçeğin, uykuyla uyanışın, yalnızlıkla aşkın birbirine karıştığı büyülü, fantastik kısa öyküler... Şiirin gücüyle kaleme alınmış düşsel yolculuklar, kaçış ve karşılamalar... Edebiyatı özleyenler için bir bilet, sadece gidiş...

Bir çiçek gibi hissediyorum kendimi. Kopmuş yeşil bir çiçek. Düştüğüm yerde kök salabilirim belki ama daha asla açmayacağım. Bunu biliyorum. Birazdan bavulumu sessizce toplayıp parmak uçlarımda yürüyerek odanın ağır kapısını çekeceğim. Ya da burada, bu sıcak  yorgan altında onun zehriyle biraz daha kıvranabilirim. Her öpüşünde biraz daha akıttı o zehri içime. Her sözcüğüyle ben adeta o heykelle yer değiştirdim. O, kendisine sunulan özgürlüğü doyasıya yaşıyor her bedende, her gülüşte. Ben... neden toparlayamıyorum bilmiyorum... Çelişkiler... Korkular... Bir erkek ne kadar çaresiz duruma düşebiliyormuş meğer. Aşk bunu yapıyor.



24 Mart 2013 Pazar

Canan Tan / Hasret

 
 
Herkese merhaba :)
 
Dün, bütün gün evde olmanın nimetleri kitap okumak oldu ve bu sabah bitirdim. Gözlerim yaşlı...  Hikayede beni etkileyen yurttarından olan ''yurttaşlarımız'' iki aşıktan çok evlat acısı yüreğimi sızlattı. Savaşın çetin zamanlarında hiç olacak işmiydi aşık olmak, en önemlisi Türk beyiyle Rum kızı! Daha fazla detay vermemek gerekli merak ediyorsanız kitabı alıp okuyun derim.
 
Sevdiğim bir yazar Canan Tan naif  hikayeleriyle beni alır götürür.
 
ARKA KAPAK
 
Hasret, izleri Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet öncesi döneme uzanan, gerçek yaşamdan alınmış kırık bir aşkın ve ömür boyu süren hasretin öyküsü.
 
Müslüman bir bey oğluyle bir Rum kızının tüm engellere rağmen filizlenen sevdası, önüne  çıkan ne varsa yakıp yıkacak güçte bir kora dönüşür. Ancak ayrılık kaçınılmaz.
 
Lozan Antlaşması'nın öncesinde imzalanan Mübadele Sözleşmesi, bir buçuk milyona yakın insanı yerlerinden yurtlarından ederken, geride parçalanmış hayatlar, boynu büyük aşklar ve nesiller boyu sürecek hasret hikayeleri bırakacaktır.
 
Tıpkı Tacettin'le Patricia'nın hikayesi gibi...

23 Mart 2013 Cumartesi

S*ktir Et / John C. Parkin

 
 
 
Herkese Merhaba :))
 
Bana kalırsa eğlenceli bir kitap ağzımı doldura doldura S*ktir Et dedim her cümlesinde satırında, fena da olmadı hani. Küfürle aram yoktur, aile ortamından ve çevremden kaynaklanıyor. Her şeye boş ver demek yerine bu iki kelimeyi söylemek yetiyormuş! Ben değil kitap öyle söylüyor.
 
Kimler okudu parmak kaldırsın hemen bitirmiş olmama rağmen bloga yazmaya fırsatım olmadı. Gecikmeden dolayı kusura bakmayın.
 
Evet neye canınız sıkılıyor? Kim sizi üzüyor? Şişman mısınız? Aman S*ktir Et diyorum :))
 
 
 Hayatta hiçbir şey senden önemli değil

20 Mart 2013 Çarşamba

Betty Mahmudi / Kızım Olmadan Asla



Herkese Merhaba :)

Etkileyici bir kitap bitirdim 2 gün de bitmesine bile şaşırmadım elimden düşmedi. Bir annenin kaçış planını esaretini anlatan bir öykü gözlerim dolu dolu oldu çoğu zaman, kitabın içine girip kurtarmak istedim. Giriş çıkışların kontrol edildiği bir ülke İran tam savaş zamanında imkansızı başarmış bir anne. Etkisinden uzun bi süre kurtulamayacağım...

Kitabı okumak için anne olmak şart değil öncelikle insani duyguları barındırmak gerekli. Anlatımı, dili üslubuyla okunası bir kitap hala okumadıysanız şans verin derim.

16 Mart 2013 Cumartesi

Ahmet Ümit / Sultanı Öldürmek

 
 
Herkese Merhaba :))
 
Yeni bitirip geciktirmeden bloga yazıyorum. Yazma gereği duyuyorum duymuyorum, ahh! ne güzel başlamıştı halbuki heyecanlı heyecanlı okurken Müştak ve iç sesleriyle cebelleşirken, sonsuz aşkı. Yeni tarihi bilgiler keşfederken. Pat muhteşem son, hazin son, fena halde ters köşe gerçekten böyle bitmemeliydi zor kabullenicem bu sonu anlaşıldı.
 
 Okuyun bana hak vereceksiniz okumuş arkadaşlarımın yorumlarını bekliyorum gerçekten sizler neler düşünüyorsunuz. Söz konusu Ahmet Ümit olunca beklenti yüksek olmuştu ben de bi hevesle çok çabuk bitirdim. Ahmet Ümit okumaya devam yine de... Keyifli okumlar!